Cırak
GEÇEN gün televizyonda "Çırak" programını izlerken aklımıza Haldun Taner geldi.
Nereden nereye, diyeceksiniz.
"Çırak" programında, gençlerin iş yetenekleri araştırılıyor, o gün kestane sattılar, bu hafta lokantada çalışacaklarmış...
Yani, iş yetenekleri değerlendiriliyor, buna göre işe alınacaklar.
* * *
OYSA Haldun Taner'in "Gözlerimi kaparım, vazifemi yaparım" oyununda işe alınmanın, göze girmenin başka yöntemleri vardır.
"Vicdani" ile "Efruz" toplumun simgesidir.
"Vicdani", kendisini patrona tanıtır:
"Kumarım, işretim, safahatım yoktur. Pazarları bile çalışırım, hiç değilse evdeki bozuk muslukları, masaları, saatleri tamir ederim. İlan buyurduğunuz işe layık mıyım, bilemiyorum. Daha ehil kimse varsa, ekmeğini almak asla aklımdan geçmez, Ama beni almak inayet ve teveccühü gösterecek olursanız, o zaman fedakârane, cansiperane çalışırım. Allah'a şükür kanaatkâr bir insanım. Bir lokma, bir hırka, ne verseniz kabulüm. (...) Gözlerimi kaparım, vazifemi yaparım."
Patron "Vicdani"yi 350 lira aylıkla işe alır.
* * *
ARKADAN aynı işe talip "Efruz" içeri girer:
"İçki içerim, kumar severim, üzerinize afiyet kadınlara da çok düşkünümdür. İçki, insanın ayağını yerden keser; kumar, insanı paraya cimrice bağlanmaktan kurtarır, kadın da malumu âliniz, hayatın tuzu biberi, salçasıdır. Masrafım çok olduğu için maaşım dolgunca olmalı. Vermezseniz çalarım. Göz açtırmazsanız kaçarım. Kazancınızdan yüzde on prim isterim."
Patron bonservis isteyince de Efruz masanın üzerine garsoniyerinin anahtarını ve kız arkadaşının mayolu resimlerini koyar.
"Vicdani"ye ayda 350 lira veren patron, "Efruz"u 1800 liraya zor razı eder.
* * *
NEREDEEEE, eski patronlar nerede?..
"Vicdani'ler" ile "Efruz'lar" artık yok mu?
Hiç olmaz mı?Ama şimdi hiç olmazsa, kestane satmakla başlayan sınav, garsonlukla sürüyor. Bakalım ne işlerin altından kalkacaklar?
Göreceğiz!
h.pulur@milliyet.com.tr
Nereden nereye, diyeceksiniz.
"Çırak" programında, gençlerin iş yetenekleri araştırılıyor, o gün kestane sattılar, bu hafta lokantada çalışacaklarmış...
Yani, iş yetenekleri değerlendiriliyor, buna göre işe alınacaklar.
* * *
OYSA Haldun Taner'in "Gözlerimi kaparım, vazifemi yaparım" oyununda işe alınmanın, göze girmenin başka yöntemleri vardır.
"Vicdani" ile "Efruz" toplumun simgesidir.
"Vicdani", kendisini patrona tanıtır:
"Kumarım, işretim, safahatım yoktur. Pazarları bile çalışırım, hiç değilse evdeki bozuk muslukları, masaları, saatleri tamir ederim. İlan buyurduğunuz işe layık mıyım, bilemiyorum. Daha ehil kimse varsa, ekmeğini almak asla aklımdan geçmez, Ama beni almak inayet ve teveccühü gösterecek olursanız, o zaman fedakârane, cansiperane çalışırım. Allah'a şükür kanaatkâr bir insanım. Bir lokma, bir hırka, ne verseniz kabulüm. (...) Gözlerimi kaparım, vazifemi yaparım."
Patron "Vicdani"yi 350 lira aylıkla işe alır.
* * *
ARKADAN aynı işe talip "Efruz" içeri girer:
"İçki içerim, kumar severim, üzerinize afiyet kadınlara da çok düşkünümdür. İçki, insanın ayağını yerden keser; kumar, insanı paraya cimrice bağlanmaktan kurtarır, kadın da malumu âliniz, hayatın tuzu biberi, salçasıdır. Masrafım çok olduğu için maaşım dolgunca olmalı. Vermezseniz çalarım. Göz açtırmazsanız kaçarım. Kazancınızdan yüzde on prim isterim."
Patron bonservis isteyince de Efruz masanın üzerine garsoniyerinin anahtarını ve kız arkadaşının mayolu resimlerini koyar.
"Vicdani"ye ayda 350 lira veren patron, "Efruz"u 1800 liraya zor razı eder.
* * *
NEREDEEEE, eski patronlar nerede?..
"Vicdani'ler" ile "Efruz'lar" artık yok mu?
Hiç olmaz mı?Ama şimdi hiç olmazsa, kestane satmakla başlayan sınav, garsonlukla sürüyor. Bakalım ne işlerin altından kalkacaklar?
Göreceğiz!
h.pulur@milliyet.com.tr
zehni - 26. Mar, 14:30
Trackback URL:
https://yilmaz.twoday.net/stories/592747/modTrackback