Anarşizm küçük burjuva ideolojisidir...!??... (6)
bu marxist bir tekerleme!
birincisi, ideolojiler bütün toplumsal bağlarına karşın gene de sınıfsal terimlerle ele alınamaz.
ikincisi, anarşizm bir ideoloji değildir. yukarıda bazı örneklerimizi verdiğimiz düşünsel çeşitliliğe sahiptir.
düşünce farklılıklarını meşru görür, dahası teşvik eder.
üçüncüsü, anarşistler kendilerini toplumun ve tarihin dışına yerleştirirler.
Kendilerini “küçük burjuva" olarak nitelemedikleri gibi, "proleter" olarak da tanımlamazlar. (proleter ücretli köle demektir ve anarşist bakış açısından aşağılanacak bir konumdur.)
dördüncüsü, anarşistler burjuvaları sömürücü ve tahakkümcü oldukları için ahlaksızlıkla suçlarlar.
Bu açıdan büyük burjuvalarla küçük olanları arasında bir ayırım gözetmezler. afaki (belli bir amacı olmayan dayanaksız söz) ve klişeleşmiş (hiç bir özgünlüğü kalmamış, basmakalıp, kalıplaşmış) devrim Stratejilerinde bu ayırımı koyan marxistlerdir. işlerine geldiğinde küçük hatta büyük burjuvalara övgüler düzen marxistlerdir.
Beşincisi, anarşist hareket tarihsel olarak kendini en güçlü olarak bir işçi hareketi olarak ifade etmiştir. (anarşistler bu durumu bir olumluluk ya da olumsuzluk işareti biçiminde değil bir olgu olarak ele alırlar)
bu tanımda marxistlerin haklı oldukları bir yan yok mudur?
-vardır; açıklamaya çalışalım;
marxsist terminolojiye (terimbilim) göre üretim sürecinde büyük burjuva ve proleter olmayan herkes kücük burjuvadır. yanında işçi çalıştırsın, çalıştırmasın bütün küçük üreticiler ve köylüler küçük burjuvadır. dahası marxistlere göre küçük üretim sermayenin temerküzüne (merkez) dolayısıyla proleteryanın oluşumuna engel olduğu için gericidirde.
tıpkı beyaz kapitalizme karşı kendi özgür yaşamlarını savunan kızılderililer, ingiliz sömürgeciliğine karşı direnen hintliler gibi. anarşistlerse kimseyi sömürmeden kendi emeğiyle yaşayan, kendi işinin efendisi insanlara saygıyla yaklaşırlar.
Onurlu bir konumdur bu. dahası anarşist devrimin amacı hem bu insanları sermayenin tasallutundan (saldırı, musallat olmak) kurtarmak hem de bütün insanların bu onurlu konuma ulaşmasının yollarını açmaktır.
Anarşistler, emekçinin üretim araçları, bu bağlamda köylünün toprak üzerindeki zilyetliğini (possession = bir eşya veya mal üzerinde fiili egemenlik kurmuş olan kimse) savunurlar. emekçiler anarşide bu haklarını isterlerse bireysel ya da aile işletmeleri tarzında, isterlerse diğer emekçilerle birlikte "herkese emeğine göre" ilkesiyle kollektif tarzda (anarko sosyalizm= sendikaların ekonomik işlerinde işçilere denetim hakkı verilmesini savunan sendikacılık akımı) ve isterlerse "herkesten emeğine göre, herkese ihtiyacına göre" ilkesinin gerçekleşeceği komünist tarzda kullanabileceklerdir (anarko-komünizm).
işte anarşistlerin küçük burjuvalığı palavrası buradan köken alır.
birincisi, ideolojiler bütün toplumsal bağlarına karşın gene de sınıfsal terimlerle ele alınamaz.
ikincisi, anarşizm bir ideoloji değildir. yukarıda bazı örneklerimizi verdiğimiz düşünsel çeşitliliğe sahiptir.
düşünce farklılıklarını meşru görür, dahası teşvik eder.
üçüncüsü, anarşistler kendilerini toplumun ve tarihin dışına yerleştirirler.
Kendilerini “küçük burjuva" olarak nitelemedikleri gibi, "proleter" olarak da tanımlamazlar. (proleter ücretli köle demektir ve anarşist bakış açısından aşağılanacak bir konumdur.)
dördüncüsü, anarşistler burjuvaları sömürücü ve tahakkümcü oldukları için ahlaksızlıkla suçlarlar.
Bu açıdan büyük burjuvalarla küçük olanları arasında bir ayırım gözetmezler. afaki (belli bir amacı olmayan dayanaksız söz) ve klişeleşmiş (hiç bir özgünlüğü kalmamış, basmakalıp, kalıplaşmış) devrim Stratejilerinde bu ayırımı koyan marxistlerdir. işlerine geldiğinde küçük hatta büyük burjuvalara övgüler düzen marxistlerdir.
Beşincisi, anarşist hareket tarihsel olarak kendini en güçlü olarak bir işçi hareketi olarak ifade etmiştir. (anarşistler bu durumu bir olumluluk ya da olumsuzluk işareti biçiminde değil bir olgu olarak ele alırlar)
bu tanımda marxistlerin haklı oldukları bir yan yok mudur?
-vardır; açıklamaya çalışalım;
marxsist terminolojiye (terimbilim) göre üretim sürecinde büyük burjuva ve proleter olmayan herkes kücük burjuvadır. yanında işçi çalıştırsın, çalıştırmasın bütün küçük üreticiler ve köylüler küçük burjuvadır. dahası marxistlere göre küçük üretim sermayenin temerküzüne (merkez) dolayısıyla proleteryanın oluşumuna engel olduğu için gericidirde.
tıpkı beyaz kapitalizme karşı kendi özgür yaşamlarını savunan kızılderililer, ingiliz sömürgeciliğine karşı direnen hintliler gibi. anarşistlerse kimseyi sömürmeden kendi emeğiyle yaşayan, kendi işinin efendisi insanlara saygıyla yaklaşırlar.
Onurlu bir konumdur bu. dahası anarşist devrimin amacı hem bu insanları sermayenin tasallutundan (saldırı, musallat olmak) kurtarmak hem de bütün insanların bu onurlu konuma ulaşmasının yollarını açmaktır.
Anarşistler, emekçinin üretim araçları, bu bağlamda köylünün toprak üzerindeki zilyetliğini (possession = bir eşya veya mal üzerinde fiili egemenlik kurmuş olan kimse) savunurlar. emekçiler anarşide bu haklarını isterlerse bireysel ya da aile işletmeleri tarzında, isterlerse diğer emekçilerle birlikte "herkese emeğine göre" ilkesiyle kollektif tarzda (anarko sosyalizm= sendikaların ekonomik işlerinde işçilere denetim hakkı verilmesini savunan sendikacılık akımı) ve isterlerse "herkesten emeğine göre, herkese ihtiyacına göre" ilkesinin gerçekleşeceği komünist tarzda kullanabileceklerdir (anarko-komünizm).
işte anarşistlerin küçük burjuvalığı palavrası buradan köken alır.
prometheus - 3. Mar, 20:10
Trackback URL:
https://yilmaz.twoday.net/stories/551604/modTrackback